Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapi'nin ilk olarak mumya yapımında eski Mısır uygarlığı tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Aynı çağlarda, eski Çin uygarlığı tarafından da aromaterapi yağları ve bitkileri tanrıya olan şükranın bir ifadesi olarak kullanılmaktaydı. Aromaterapinin tedavi ve güzellik maksadıyla kullanımı ise ilk olarak eski Yunan medeniyetlerinde ortaya çıkmıştır. Roma İmparatorluğu devrinde aromaterapi banyo sonrası masaj teknikleriyle kullanım alanı buldu. Eski Romalılar aromaterapi yağlarını eski Arap ve Hint medeniyetlerinden getirtiyorlardı.
Tarihte uçucu yağların kullanımı bir sosyal statüyü temsil ederdi. Başta krallar,din adamları ve soylular ayrıcalıklı olarak uçucu yağları kullanan kesimlerdi. Romalıların yaşamında uçucu yağların önemli bir yeri vardı. Romalılar uçucu yağları Doğu ülkelerinden getirirlerdi.10.yy'da İbn-i Sina gülsuyu ve gülyağını tedavi amaçlı kullanmıştır. Alman tarihinde ise yaklaşık 8.yy'da uçucu yağ taşıyan bitkilerin yetiştirilmesi konusunda özel bir kanun çıkarılmış, özellikle manastır bahçelerinde rezene,iris,fesleğen gibi aromatik bitkiler yaygın bir biçimde yetiştirilmiştir. Napolyon,Kuzey Afrika seferlerini düzenlerken, bulaşıcı hastalıklardan ordunun korunması için her askerin yanında fesleğen uçucu yağını bulundurmasını zorunlu kılmıştı.